Ne Fenerbahçe-6alatasaray maçını yazmanın bir anlamı var ne oynanan futbolu, ne de kimin tura yakın olduğunu.
Başka öyle noktalar var ki herşeyden önemli.
Servet diye biri ekmeğini yediği kulübün sahasında aynı soyunma odasında beklediği arkadaşının dizine hiç gereği yokken ve hiç bir mantıkla açıklanamayacak şekilde, en hafif tabiriyle GADDARCA tekmeyi geçiriyor. Yazıklar olsun. Fenerbahçe' den aldığın para, yediğin ekmek boğazına takılır. Allah bildiği gibi yapsın, seni ona havale ediyorum. Hiç mi utanmadın, hiç mi üzülmedin? Nasıl bu kadar acımasız olabildin? Gece yatağına rahat yatabildin mi?
Birkaç söz de Ümit Karan'a. Geçenlerde açıklama yapmış ve Edu ile Lugano'yu hedef göstermişti. "Onlar futbolcu değil, gidip kasaplık yapsınlar" falan demişti. Bence Servet'i de yanına alıp maçı tekrar izlesin. O kasap dediği Lugano gereksiz yere oyundan atılırken, üstelik bu seviyede bir maçta takım arkadaşlarını eksik bırakırken, önce gitti kendisini atan hakemin elini sıktı, yanından geçerken kendisine bu lafları eden Ümit'e sarıldı ve efendi gibi kenara gitti.
Şimdi sormak lazım gerçek KASAP kim? Her maçta eliyle koluyla rakiplerin suratını dağıtan, hayvani gücünü kullanıp rakiplerinin tepelerine çöken, rakiplerini biçen, omuz darbesiyle taca çıkaran ama her ne hikmetse kırmızı kartlık hareket yaptığında ancak sarı gören Servet mi?
Tek cümle etmek lazım, YAZIKLAR OLSUN...
Kazanmak için her yolu mübah gören bir takıma gidince Servet de gerçek KİMLİĞİNİ buldu demek ki. Tıpkı Ayhan, Hasan şaş, Sabri gibi.
Yazıklar olsun...
Bundan sonra Servet in yaşayacağı hiç bir sakatlık beni eskisi kadar üzmez. Belki o zaman rakiplerine yaptığı sertliğin sonucunu anlar.
Hit Counter
04 Şubat 2008
Herşey mübah mı?
Kaydol:
Yazı Yorumları (Atom)

0 yorum:
Yorum Gönder