Önceki maçların aksine Volkan biraz konsantrasyon sorunu yaşıyor gibiydi. Her an bir şanssızlığa kurban gidecek havası verdi. Gökhan Gönül klasik ortalamasının altına inmedi. O eski hücum zenginliğini de yaşatamadı. Hatta gol de onun bölgesinden ve rakibe çok yaklaşmamasından geldi. Ters kanattan gelen bir topta da rakibini kaçırdı ve gollük bir pozisyona neden oldu.
Maçın en iyilerinden biri hiç şüphesiz Lugano idi. Uruguaylı oyuncu bu yıl eski yıllardaki hırçınlığından uzak ama sakin işini yapan bir usta görünümünde. Sanırız bunda yönetimin sözleşmesine koyduğu söylenen göreceği kart ve alacağı cezalarla ilgili maddenin etkisi var. Ama ne olursa olsun agresiflik yapmadan işini çok iyi yapıyor. Bilica zaman zaman topla fazla oynama hastalığına yakalanmasa daha iyi olacak. Carlos ise tam bir usta. Eski fiziki gücü olmasa bile ustalığı ve tecrübesiyle nerede duracağını nerede ne yapacağını o kadar iyi biliyor ki bu bile yetiyor.
Gelelim orta sahaya. Topuz takımın dişlisi olma yolunda ilerleme gösteriyor ancak bazen fazla inisiyatif alamadığını düşünüyorum. Bu belki de kendisine tembihlenmiş bilemiyoruz ama kapasitesi bunun üstünde, en azından bunu biliyoruz. Girdiği gol pozisyonunda şutu yerden yollasa belki de gol yapacaktı ama yerden yükseltince kaleci için kurtarmak zor olmadı. Emre ve Cirstian mücadele yönünden her zamanki gibi ama hücuma katkı yönünden biraz eksik kaldılar.Özellikle Emre daha önce yapmadığı top kayıpları yaptı. Ama takım için vazgeçilmez bir ikili oldukları kesin.
Alex' e ayrı paragraf açmak lazım. Böyel bir futbol zekası, böyle bir yetenek daha ülkemize gelmedi. Onu izlemek gerçekten büyük keyif. Bir kamerayı onun üstüne verseler ve sadece onu çekseler maçın tamamından daha çok ilgi çeker herhalde. Ve yerli gençlerimiz için ders niteliğinde bir belgesel olur.
Attığı gol inanılmaz diyeceğim ama işin içinde Alex olunca inanılmaz kelimesi yersiz kalıyor. Hele topla ileri daldığı ve çimlere takılan top yüzünden kaçırdığı pozisyon ayrıca incelenmeli. Top çime takılıp kendisinden geride kaldığı halde muhteşem bir vuruş yapabildi. Ondaki futbol zekasını ve oyunu okuma yeteneğini Fenerbahçe mutlaka kullanmalı. İleride teknik konularda takıma büyük hizmetler yapabilir diye düşünüyorum.
Kazım artık ileride formayı kaptım, ben oldum havasına girmiş sanırım. Sonra verimsiz kalınca kenarda Güiza yı gördü ve sinirlenip sarı kartı gördü. Aklını başına alıp kendisini geliştirmeye devam etmesi lazım. Çünkü malzeme iyi ama işlenmesi lazım.
İşin taktik tarafına gelince: Fenerbahçe iyi başladı. Sğlam ve kontrollü oynarken Santos'un golü geldi. Ama sonra her zamanki hastalık nüksetti ve takım geri çekildi. Aslına bakılırsa böyle durumlarda takım biraz geri çekilip kontra ataklarla bol pozisyon bulabilir. Ancak Fenerbahçe'nin bu sezon öne geçtiği maçlarda geri çekilip zorlanmaındaki en büyük neden kontra oyuncularının azlığı ve formsuzluğu. Çünkü Kazım ofsaytları ayarlayamıyor. Güiza ise o kadar iyi ayarlıyor ki yarım saniye ile ofsayttan kurtuluyor ama hakemler onun pozisyonlarında sürekli hata yapıyor. Hata yapmadıklarında da zaten Güiza kaçırıyor. Sonuçta takım öne geçip geri çekilince kontra ataklar için fırsat bulup bundan yararlanamıyor ve üstüne gelen rakipler karşısında da bu yüzden zorlanıyor. Güiza ve Semih form tuttuğunda Fenerbahçenin öne geçtiği maçlarda daha farklı skorlar görebiliriz. Önemli olan bu süreci bu hastalıktan zarar görmeden atlatmak.
______________________________
Ercan SAATÇİ vakası:
Ercan Saatçi'nin FBTV deki programın yayına verilmeyen çekim aralarında Metin Özülkü ile ve 3 yıl önce konuştukları gündeme oturdu. Neymiş küfür etmiş. Şimdi soralım kendi aralarında konuşurken rakip takıma küfür etmeyen kaç kişi vardır? Hani bu konuşmayı yayında yapsalar ya da bunları yayınlasalar eyvallah diyeceğim büyük ayıp. Ama FBTV de çalışıp oranın ekmeğini yemiş bir dönme daha bu görüntüleri gizlice zimmetine geçirip sonra GSTV ye geçiyor ve 3 yıl sonra üstelik Fenerbahçe'nin GS yi 10. yıldır üst üste yendiği maç sonrasında internete sızdırıyor. Şimdi bu DÖNMEnin yaptığı hırsızlık ve kalleşlik sorgulanmıyor da Ercan Saatçi sorgulanıyor. Saatçinin spor yayınlarının başına gelmesi birilerini kızdırabilir ve buna tepki koyabilirler. En doğal haklarıdır. Ancak böyle belden aşağı iğrençlikleri kullanmak hiç şerefli bir hareket değil.
İşin ayrı boyutu da var. Bazıları bunu GS camiasına yapılmış hakaret olarak göstermeye ve hesap sormaya kalkıyor. Be kardeşim yıllardır Fenerbahçe ezikliği karşısında yürüttüğünüz NKFVAS (Ne Kadar Fenerli Varsa Anasını s...) organizasyonu gözler önünde yürütülüyor. Maçlarınızda pankartları asılıyor. Kaşkolları satılıyor. Buna tek laf etmiyorsunuz sonra iki kişinin kendi arasında mahrem konuşmalarından yola çıkıp ahlak dersi vermeye kalkışıyorsunuz.
Hadi yaaa....
Biraz delikanlı ve ahlaklı olun. Önce kendi kapınızdaki ORGANİZE pisliği süpürün sonra başkalarının mahreminden hesap sormaya kalkın.
free online dictionary |

0 yorum:
Yorum Gönder