Bugün bir skandal daha yaşandı. Ama artık yıllardır buna alıştık. Özetle, başka bir takımın sahasında 100 üzerinden 15-20 lik kötü olay olunca uygulananlar, verilen cezalar ile olay Galatasaray sahasında olunca ve 100 üstünden 60-70 lere dayanınca bile nasıl geçiştirildiğinin üstü örtüldüğünün belgesi yaşandı.
Geçen yıllarda da Fenerbahçe-Galatasaray maçlarında her iki sahada da sahaya madde atmalar küfürler oldu. Genelde de Gs sahasında çok daha fazla madde atıldı ve Fenerbahçe’ye çok daha fazla ceza verildi. Ama bugünkü maçta kendilerini aştılar.
Nasıl mı?
Daha maç başlamadan sahaya seyirci girdi. Olayların sinyali gibiydi. Bu noktada önlemlerin artırılması gerekirdi. Ama alışkanlık var ya es geçildi. Sonra seyircilerin sahaya girdiği, sahaya yabancı maddelerin yağdığı, polislerin ve diğer görevlilerin kafalarının yarıldığı, Fenerbahçe yardımcı koçlarının kafalarının yarıldığı, Tanyeviç'in kafasına bozuk paraların yağdığı, seyircilerin sahaya girip basketbolcuları dövmeye kalktığı, kenardaki oyunculara saldırıldığı, sahaya onlarca yabancı madde atıldığı bir süreç yaşandı.
Ve en ufak küfürlü tezahüratta Fenerbahçe salonlarını boşaltan hakemler Galatasaray’ın sahasında tüm bu olanlara rağmen soyunma odasından döndüler ve maçı seyircileri boşaltmadan oynatmaya karar verdiler.
Fenerbahçe'liler tüm iyi niyetleriyle ve tüm bu olumsuz koşullara, can güvenlikleri olmamasına rağmen oyuna dönmek için ısınırken hala topluca küfürler ve sahaya atılan bozuk paralar vardı. Maçı anlatanlar bile kendilerini korumakta zorlanıyordu. Hatta maçın yorumcu eski koç Çetin Yılmaz “maçın istatistiklerini boş verdim artık yaralı sayısı istatistiklerinin artmamasına dua ediyorum” dedi.
Bir Federasyon Fenerbahçe sahasında sahaya 2-3 bozuk para atılınca ya da küfür edilince bile aslan kesiliyor da basketçilerin dövüldüğü, polislerin kafalarının yarıldığı, sahaya atılmadık şeyin kalmadığı, topluca koro halinde küfür edilen bir maçı hangi hakla tatil edemiyor?
Şimdi amatör sporlar için yürürlükteki kanun ve yönetmelik maddelerinden bazılarını hatırlayalım.
SPOR MÜSABAKALARINDA ŞİDDET VE DÜZENSİZLİĞİN ÖNLENMESİNE DAİR KANUN
Kanun Numarası : 5149
Kabul Tarihi : 28/4/2004
Yayımlandığı R.Gazete : Tarih : 7/5/2004 Sayı :25455
Yayımlandığı Düstur : Tertip : 5 Cilt : 43 Sayfa:
(Ek üçüncü fıkra: 23/1/2008 – 5728/531 md.)
(1) Yasaklı olmasına rağmen spor alanına girenlere, yardımcı olanlara ve önlem almayanlara üç aydan bir yıla kadar hapis cezası verilir.
Konusu suç teşkil eden eylemlerin failleri hakkında ilgili kanunların hükümleri saklıdır.
(Ek beşinci fıkra: 23/1/2008 – 5728/531 md.) Bu Kanunla verilen görevleri yerine getirmeyen kamu görevlileri Türk Ceza Kanununun 257 nci maddesine göre cezalandırılır.
Tedbirler
Madde 19- Üçüncü Bölümde belirtilen yasaklara uymayanlar hakkında; söz konusu fiil, müsabaka alanının seyirciye ayrılmış yerlerinde gerçekleştirilmiş ise bu kişi veya kişiler şartlar müsait olduğu takdirde yetkililer veya güvenlik görevlilerince müsabaka alanı dışına çıkarılır ve haklarında yasal işlemler başlatılır.
Bu kişi veya kişilerin müsabaka alanı dışına çıkarılmasına, şartlar uygun bulunmadığı takdirde durum her türlü kamera, fotoğraf makinesi gibi teknik araçlarla, tanıkla veya diğer belgelerle tespit edilerek ilgililer hakkında yasal işlem yapılır.
___________________________________________
Soruyoruz: Spor alanına girenlere, yardımcı olanlara ve önlem almayanlara 3 aydan 1 yıla kadar hapis öngörülüyor. Maç başlamadan sahaya giren seyirciye rağmen sonradan yeterli önlem alınmamış ve sahaya giren 4-5 kişi oyuncuları darp etmiştir. Şimdi yetkililer hakkında işlem yapılıp bu madde işletilerek hapis cezası verilecek mi?
Bakalım bu ayıbı nasıl temizleyecekler? Ya da her zamanki gibi örtbas mı edecekler?
Olaylar sürerken yönetici Yiğit Şardan’ la röportaj yapılıyor. Her şeyi TV de görmemize rağmen kameraya baka baka olayları çarpıtıyor ve “Fenerbahçe bench inin arkasında bir bayan el hareketi yapmış da seyirci tahrik olmuş” Sonra da diyor ki “Fenerli oyuncu seyirciye yumruk attı, ona saldırdılar diye tahrik mi olması lazım”. Yani birisi el hareketi yaptıysa bile ondan tahrik olmak ve sahaya girip oyuncu darp etmek, sahaya her türlü madde atmak, polisin kafasını yarmak normal ama kenarda otururken oyuncu darp edildiğinde tahrik olup karşılık vermesi anormal. PES. Hakikaten pişkinliğin bu kadarına PES.
Yöneticiyim diye oturuyorsun, olayların gelişimini görüyor ve önlemek için kılını kıpırdatmıyorsun, üstüne bir de yavuz hırsız misali hakkı yenen, saldırıya uğrayan rakibi suçluyorsun.
Ama sizden de bu beklenir. Şaşmamak gerekir. Ali Sami Yen’de saha zemininde boş yer kalmayacak kadar su şişesini ve binlerce koltuğu sahaya atıp bunu Kadıköy’de sahaya atılan 12 pet su bardağıyla kıyaslayıp 10 yıldır aldığınız mağlubiyetlere kılıf olarak sunan da sizsiniz. Sizden de bu beklenir.
Merak ettiğimiz bir nokta da, futboldaki derbide maçtan önce bir yardımcı hakemin kafasına bozuk para geldi diye "maç oynanmamalıydı" diyenler, maç oynanırken polisin kafasının yarılmasına rağmen, yedek kulübesinde bekleyen basketçilere saldırılmasına rağmen, sahaya yağmur gibi yabancı madde yağmasına rağmen maçın devam ettirilmesine, üstelik de seyircili devam ettirilmesine ne diyecekler?
Yanıtı biz verelim, KIVIRTACAKLAR, gargaraya getirecekler, tahrik diyecekler ve 2-3 maç seyircisiz oynamakla yırtacaklar. Bu düzeni bunlar kurmuş çünkü. Tekerlerine çomak sokanın yanına bırakmazlar.
Yazıklar olsun. Böyle bir maçtan sonra bu kadar olaya rağmen galibiyete sevinip sırıtarak yöneticiyim diye gezenlere...
free online dictionary |

0 yorum:
Yorum Gönder