Galatasaray'ın spor tarihimize Cemalgate olarak geçen olayı açığa çıktı. Rakibe saldırdığı için ceza alan oyuncularının cezasını özel maçlarda çektirmişler. Ama bu arada küçük bir DİKKATSİZLİK yapıp Tufan ın 7 numaralı formasıyla sahaya Cemal in çıktığını fark edememişler.
Hatta o kadar cüsse farkına ve Cemal in tanınmışlığına rağmen hazırlık maçı yaptıkları rakip takımların Türk hocaları da tanıyamamış !!! Kendi takım arkadaşları zaten sadece formaya bakmış Cemale dikkat etmemiş.
Sonra cezası bitmiş gibi lig maçlarında oynatmaya başlamışlar. Oyak Renault federasyona başvurmuş ancak GS yöneticileri yolladıkları savunmayla kurallara uyduklarını ve böyle bir sahtekarlık yapılmadığını savunmu. Ta ki Fenerbahçe maçına kadar. O maç sonrasında Bazı Oyaklılar Almanya’daki maçların fotoğraflarına ulaşıp Cemal in Tufan formasıyla oynatıldığını ispatlayana kadar.
Peki kimler ceza aldı bu işten? Cemal, onu oynatan koçları ve GS takımı. peki ya bu olaya göz yuman takım arkadaşları? Federasyona savunma yollayıp olayı örtbas etmeye kalkan yöneticiler? 1-2 tane direk elebaşı olanlar güya onurlu davranıp istifa ettiler. Sanki etmeseler orada kalabileceklerdi. Sadece kelle ver takımı ve yönetimi kurtar taktiği.
Federasyon sırf sponsor firma çekilmesin ve GS o paraları geri ödemek zorunda kalmasın diye, ayrıca Avrupa kupalarından da çekilmek zorunda kalmasın diye ligden düşürmedi ve hükmen mağlubiyetler ile puan cezası verdi. Şimdi GS tahkim kuruluna gidip cezanın indirilmesini isteyecekmiş. Hangi yüzle diye sormak lazım. Zaten indirimli ceza almışsın daha neyin indirimi?
Hani tüy dikmek diye bir laf vardır. Tüm bu olaylar olurken tarihten ilginç örnekler çıkmaya başladı. Meğer bu 1 kez yapılan 1 yanlışlık/hata değilmiş. Öyle olsa hadi her kulübün başına gelir diyelim. Ama bunlar yıllar önce sahte kürekçiler yarıştırmış. Sahte futbolcular oynatmış. Bu da gösteriyor ki bunlar bir hatalar zinciri değil, bir KURUM KÜLTÜRÜ.
_____________________________________________________
Beşiktaş - FENERBAHÇE
Tüm bu barbarlık, sahtekarlık olayları arasında gümbürtüye giden bir derbi.
İşin özeti Fenerbahçe hariç herkesin yani yayıncı kuruluşun, rakiplerin istediği oldu ve lig kızıştı. BJK tekrar yarışa dahil oldu.
Peki nasıl oldu? Öncelikle Daum Santos la başlayarak yanlış yaptı. Vederson gibi diri bir oyuncu dururken bitik Santos hataydı. Ardından Fırat Aydınus devreye girdi. 19.da İbrahim Üzülmez'in Gökhan Gönül'ü arkadan resmen ve apaçık çelmeyle indirmesine penaltı veremedi. Ve ne kadar ilginçir ki BJK li yazar-yorumcular ve taraflı tarafsız herkes buna penaltı derken Erman hoca net penaltı diyemedi. PES. Bu kadar yanlı tutum olur. İnsanlar ona kızıp decoderleri boşuna iade etmiyor ya da LigTV paketini bırakmıyor demek ki. "MAL"ı heyecanlı hale getirip kar yapalım derken direk müşteri kaybettiklerinin farkında değiller.
Penaltı dışında Fırat Aydınus Kazım'ın resmen dayak yemesine izin verdi. Öyle ki 2 li gruplar halinde Kazım ı sıkıştırıp sıkıştırıp biri tekme attı diğeri yumruk. Bu en az 2 kez aynen böyle cereyan etti.
Alex'in firikik vuruşu da direkte patlayınca Fenerbahçe her zaman yaptığını yapıp ilk yarıda öne geçemedi. İkinci yarıda sahada yenilen dayakla birlikte can havliyle saldıran BJK karşısında Fenerbahçe etkinliği azaldı, Kazım sinirlendikçe sinirlendi ve sonunda yardımcı hakemle diyalogtan atıldı. Emre tekme yediği pozisyonda sakatlanınca yardıma gelemedi ve o bölgeden Fink golü attı. 2 dk sonra hala Emre etkisi geçmediğinden 2. şok golle maç da koptu. Ama maçı o hale getirene kadar Fırat Aydınus maçın içine etti.
Şimdi bazıları çıkıp diyor ki Fenerbahçe iyi oynamadı hakeme sığınmayın falan filan. Öncelikle şunu belirtmek lazım her maçı hak eden kazanmaz. BJK Trabzonda çok mu hak etti? Ya da son 5-6 maçlarını kazanırken ne oynadılar? TS da ezile ezile kazanmadılar mı? Orta sahayı geçemediler. Ama orada Fırat Aydınus gibi bir hakem yoktu ve 2 kontra topla kendi kaleleri önünde tek kale oynanan maçı aldılar. Şimdi bu derbide Fırat Aydınus net penaltıyı verse o maç nasıl olurdu? Resmen dayak yedikleri halde ilk yarının son yarım saatinde çok daha etkili bir Fenerbahçe vardı. O yüzden kimse ne oynadılar ki? hakeme sığınmasınlar falan demesin. Hakem penaltıyı versin, bir takıma dayak yedirtmesin sonra kim kazanırsa kazansın.
Yine Fenerbahçenin önünü kesme oyunları başladı.
Aman YÖNETİM DİKKAT.
Maç bitti, öyle ya da böyle, hakemle, Daum'un hatalarıyla Kazımın sinirini dizginleyememesiyle. Peki abukluklar bitti mi? Tabii ki hayır.
Hani yumurtaya can veren Allah denir ya, lige yön veren Federasyon demek lazım öyle kararlar veriyor ki evlere şenlik.
Bir ülke düşünün bir maçında oyuncular dalaşıyor. Hafif itip kakmalar oluyor. Olaya karışanlardan sadece Fenerbahçe’nin kritik bir oyuncusuna 3 maç ceza veriliyor. (Bilica). Aynı maçta oyun devam ederken diğer takımın oyuncusu rakibe milyonların gözü önünde yumruğu geçiriyor ona kaç maç ceza? Yine 3. Bir başka maçta orta hakeme verdiği faul sonrası gözüm toptaydı diyen Kazım sarı kart görüyor. Sonra başka maçta Kazım yardımcı hakeme Fu..Off (yani hadi ordan ın kabacası) diyor verilen ceza 4 (yazıyla DÖRT). Buna adalet diyenin anlayışından zekasından şüphe ederim kimse kusura bakmasın.
Biz ne GS li oyuncular biliriz maçta orta hakemin yüzüne karşı ana avrat dümdüz gitmiştir de sarı kart bile görmemiştir.(Ayhan gibi)
Ceza kurulu her zamanki gibi GS lıların elinde olduğundan bu kararları artık normal karşılamak lazım. Tarihi sahtekarlıklarla (ben demiyorum gazetelerde çıkan haberlerde var) dolu, transferde yabancı limiti 1 iken 3-4 yabancı ile basket şampiyonu olmuş, transfer hakkı yokken yapabilmek için Ankara’da Ayşe Abla okulu kurup bunu GS lisesiyle birleştirmiş bir camiadan bahsediyoruz. Malatya'da arabalar, doping iğneleri paralar dağıtan, rakibin kalecisini satın alıp topu nereye atacağını sırpça söyleyen bir camiadan bahsediyoruz.
Belli ki bunlar için kazanmak adına her şey mübah. Sahi bir ara Arda da doping çıktıydı, sonra sahada yığılıp kalmış ve en yakın hastane yerine kilometrelerce uzaktaki özel hastaneye götürülmüştü. O olay ne oldu? Bunların neresine el atsan pis işler çıkıyor. Her şey ortada. Ne desen boş. Bir orta oyunudur sürüp gidiyor.
Haa Fenerbahçe mi, o da Don Kişot misali yel değirmenleriyle tek başına savaşmaya devam ediyor. Tek sorun çok cephe ve çok edepsiz rakip var. Yine de baş ediyor ya helal olsun. İşte bu yüzden FENERBAHÇE.
free online dictionary |

0 yorum:
Yorum Gönder