Fenerbahçe Sheriff maçına iyi konsantre olmuş. Hiçbir özelliği olmayan ve oyuncuların bu kadar konsantre olduğu ilk maç herhalde bu.
Uğur Boral uzun süre sonra ilk 11 de çıktı. Ancak gol dışında pek bir şey yapmadı. Bunu yazarken kapasitesini bildiğimiz için yazıyoruz. Özer de fena değildi ama kendisini ispatlamak için fazla uğraşıp yeterince verimli olamıyor. Sahanın her yerine basmaya her topu almaya çalışıyor. Kalitesi tartışılmaz. Daum Özer’i sağda oynattıktan sonra TS maçını düşünerek çıkarıp yerine Topuz’ u koydu, o da eski maçlara göre daha çok inisiyatif almaya çalıştı.
Bence Daum’ un tek hatası Bekir’ i stoper de oynatmamaktı. Çünkü sağ beke başka alternatifler de çıkrılabiliyor (Önder, Ali Bilgin ya da M.Topuz gibi) ama Bilica – Lugano’ dan biri olmayınca stoperde sorun çıkıyor. Önder’de oradaki şanslarını iyi kullanmadığına göre…
Semih’ de çok düşüş var ama bir önceki maça göre daha iyiydi. Ancak çok güçsüz görünüyor Güiza bile daha iyi durumda. Semih bazı ataklarda hızlı koşamadığı için atak başlayamadan bitti.
Santos Milli takımda oynadığı gerçek yeri sol bekte daha verimli olacak gibi. Gökhan gibi geriden atağa destek vermesi önde atak bir oyuncu olması daha yararlı olacak gibi. Ancak 1-2 maç üst üste orada oynayıp takıma orada uyum sağlaması gerekir.
Takım resmen antrenman havasında oynadı ve pozisyon vermeden maçı bitirdi. En azından oyuncularda mücadele etme isteği tekrar gelmiş göründü. Kimse giden adamın arkasından bakmadı, bu iyiye işaret.
Kadıköy’ün zemini çok kötü. Topla yürümek ya da düzgün pas atmak çok zor. Buna devre arasında mutlaka çözüm bulmaları gerek.
Son olarak bence Daum Özer’i yavaş yavaş takıma sokarak iyi yaptı. En baştan ilk 11 e koysa o da takım da zarar görürdü. Zaten bazılarının ısrarla anlamadığını tekrar söyledi ki o da Özer’in sakatlıktan yeni çıktığıydı.
Trabzonspor – FENERBAHÇE 0-1
Bu maç Fenerbahçe’nin en rahat oynadığı maçlar. Çünkü kontrollü oyun ve kaliteli ayaklarla yapılacak ataklar üstüne kurulu bir maçtı. TS içinde bulunduğu durum nedeniyle kazanmak zorundaydı, Fenerbahçe ise önce beraberlik olursa galibiyet der gibiydi. Ama TS her Fenerbahçe maçında olduğu gibi eli ayağına dolaştı. Artık şu Fenerbahçe düşmanlığı ve sendromundan kurtulmaları gerekiyor. Ligde sadece 2 Fenerbahçe maçı yok.
Maça gelirsek Fenerbahçe çok iyi başladı. 5-6 dakikada 2 net pozisyon buldu. Ardından yardımcı hakemin Alanzinho’ nun hızla ileri çıktığı Lugano’nun hızla ileri fırladığı pozisyonda geriden çıkışını çözemedi. Maçı izlerken bizler bile kararsız kaldık. Tekrar ağır çekimde net şekilde ofsayt olmadığı ancak göründü. Daha sonra Fenerbahçe üstünlüğü ve bol pozisyonlarıyla geçen bir ilk yarı izledik ki Güiza hat-trick yapabilir Alex 2 gol atabilirdi. Ama olmadı.
2. yarıya TS daha iyi başladı ve Fenerbahçe ‘nin kaptırdığı topla Colman’ın ayağından fırsatı kaçırdı. Ardından taç atışından Gökhan, Alex’in kafası ve Güiza’nın müthiş golü geldi. Maç da orada bitti zaten. Bundan sonra Fenerbahçe geri yaslanıp kontra aradı TS un ise rakibi boğacak zorlayacak gücü ve kalitesi yoktu.
Maç sonrası Fenerbahçeli olmayan herkes (ne hikmetse önce GS ve BJK liler sonra TS liler) Alanzinho’nun ofsaytla kesilen atağı nedeniyle maçı hakemlere bağlamaya çalıştı.
Peki soralım,
1- TS geri düştüğünde lige balans ayarı lazım diyen Sadri başkanın açıklamalarından sonra TS un hakem hatalarıyla kazandığı onlarca puana neden ses etmemiştiniz?
2- Diyelim ki yardımcı hakem art niyetle ofsayt kaldırdı peki TS 84 dk +11 dk uzatma =95 dk ne yaptı? Gol attı da hakem mi vermedi?
3- Şenol hoca maç sonrası Fenerbahçe’lilerin çok zaman geçirdiğini söyledi, açıkça söylemeden sonucu hakeme bağladı. Peki oyuncusu Song Güiza’ya arkadan dizi geçirdiği için neden kırmızı görmedi? Ya da Alex ceza alanına girerken dirsek yedi ve düştü ama ayaklarına takılan bir çelme yok diye frikik verilmediği gibi bir de sarı kart gösterildi ve cezalı duruma düştü bundan neden bahsetmedi?
4- Ya da aynı Egemen Lugano ile mücadele ederken kendini yere atınca neden Alex gibi sarı kart görüp 2. Sarıdan atılmadı?
5- Ya da Gökhan kendisine faul yapıldı diye itiraz edince sarıyı gördü de TS lu Gökhan hakeme el kol hareketleriyle fırça atınca neden görmedi?
6- Güiza’nın gollük 2 atağı ofsayt diye kesildi o zaman yardımcılar iyiydi Alanzinho’nun pozisyonunu kaçırınca mı kötü oldu?
7- Son olarak Alanzinho nun atağı ofsayt diye kesilmeden önce topu kaparlarken yaptıkları faulü neden kimse konuşmadı?
Şimdi bir de diğer “büyük”lerin maçlarına bakalım. BJK Bursa karşısında hakem olduğu söylenen ama Fenerbahçe’ye karşı yaptıkları burada sık sık yazılan Tolga Özkalfa sayesinde 2 gol buldu. Önce bir skandala imza atıp Tello’ya düdüğümü bekle diyerek Bursa’lı oyuncuyu uzaklaştırdı, sonra Tello onu arkadan dürttü ve Bursalılar yerleşmeye çalışırken oyunu başlattı. Özkalfa tam düdüğü ağzına götürdü çalacaktı ki aklına bu durumda Tello’ya sarı kart göstermesi gerekeceği geldi ve olayı izlemeye başladı. Nobre Bursalıların şaşkın bakışları arasında golü attı 1-1. Sonra İbrahim Toraman’ın kendisini attığı ve rakibin en ufak temasının olmadığı pozisyonda penaltıyı tereddütsüz çaldı 2-1.
Sonra Bursa hakemi de BJK yi de ağır saha şartlarını da yenmeyi başardı. Hakemin bunca desteğine rağmen utanmadan hala hakeme suç atmaya kalktılar.
GS ise bu konularda çok daha tecrübeli, hatta ligin en iyisi diyebiliriz. Onlar 2 sayılmayan ve zaten sayılmaması gereken golün eşliğinde rakibin verilmeyen penaltısı sayesinde 3 puanı uçurdular ve sessizliğe büründüler. Çünkü sayılmayan 2 golle ilgili itiraz ederlerse hem haksız çıkacaklarını hem de rakibin verilmeyen penaltısıyla bedavadan aldıkları 2 puanın ortaya çıkacağını biliyorlar. Yoksa 2 golü sayılmayan GS lilerin bu kadar sessiz kalması başka nasıl açıklanabilir ki?
Gündemde özellikle yer verilmedi ama TS maçı sonrası Ali Koç’un söyledikleri Fenerbahçe’nin ne kadar tutarlı ve kendi lehine de hata yapıldığında buna sessiz kalmadığının kanıtıydı. Ali Koç hakemlerin kalite ve standardının yükseltilmesi gerektiğini tekrar söyledi. Ama medya işine gelmediği için buna fazla yer vermedi. Çünkü sadece kendi aleyhinde hata yapılınca bağırıyorlar lehlerine hata olsun istiyorlar havası estirilmeye çalışılıyor.
Bir kez daha gördük ki Fenerbahçe karşısındaki kutsal ittifak hala çözülmemiş, hala el birliği içinde ve tek hedefleri Fenerbahçe şampiyon olmasında kim olursa olsun. Kendi kulüpleri bile umurlarında değil. İşte Fenerbahçe’li futbolculara bu iyi anlatılmalı ve 2. Yarıdaki fikstür avantajı çok iyi kullanılmalı. Şimdi 2. Yarı Fenerbahçe’ye karşı saha kapatmaya yönelik provakasyon ve kumpaslar artacaktır. Çünkü büyük avantajı ancak böyle çözeceklerini düşünecekler. Onlara fırsat verilmemeli. UYANIK olmalı. Şer cephesi yenilene kadar temkinli olmalı, güçlü olmalı. Daha önce yaptılar aynı fırsat verilmeli. O zaman Aziz Yıldırım’ın 3 yıl üst üste şampiyonluk hedefi gerçekleşebilir.
Son olarak tekrar yazalım. Neden Kayserispor gol attığında stadyumda GS ın kullandığı marş çalınıyor? Bu soruya bir yanıt vermeleri lazım. Yoksa onlar çakma GS mi? Bu nasıl bir kulüp anlayışıdır? GS nin arka bahçesi mi onlar? Bu kadar açık yapmayın bari ittifaklarınız beyler, ayıp oluyor.
free online dictionary |

0 yorum:
Yorum Gönder