Fenerbahçe ilk maçın rehaveti ile çok zorlu bu deplasmanı hafife alırken, böyle olacağını bilen Ertuğrul Sağlam iddialı demeçler veriyordu.
Maç başladıktan sonra daha 5.dk da tur ve maç bitecekti ama olmadı. Ardından 2-3 net pozisyonu daha zömertçe harcayınca Bursa gelmeye başladı. Sonra golleri de bulunca iyice gaza geldilerve maçı 3-0 a getirdiler. Ancak 3-0 olunca artık yiyecekleri 1 gol ile herşeyin biteceğini bildiklerinden ve yorulduklarından geri çekilip daha kontrollü oynamaya başladılar. Sonra da son dakika golünü yediler ve isyan ettiler. Şimdi bazı dakikalardan örnekler vereceğim.
38 Iglesias Bilica'ya arkadan kasti ve topsuz tekme attı kart yok
42 Gökhan arkadan indirildi yine kart yok (ki Bebbe 2. sarıdan atılacaktı)
53 de Güiza haklı bir sarı görürken Turgay da onu çekti 2. sarıdan atılmalıydı yine kart yok.
55 de Bursalı Bekir Emre'ye aynı Bilica'nın penaltıdaki hareketi gibi girdi ama nedense o sarı kart görmedi
60 da hakemin gözü önünde Gökhan Ünal' ın ayağına tabanla basıp topu alan İbrahim 'e ise faul bile vermedi (çünkü ceza alanına çok yakındı)
67 de Gökhan Gönül' ün taç çizgisi kenarında ayağını yerden kestiler ama yine sarı kart verilmedi
Şimdi tüm bunlar ve sayamadığımız nice sert fauller oldu ve maçı 9 değil 11 kişiyle bitirdiler hala hakeme laf söylüyorlar ya pes diyorum. Tamam ilk maçta sayılmayan gol ofsayt değildi ve Bursanın hakkı yendi ama o gol verilse ve ilk maç 3-1 olsa 2.maçta böyle bir Fenerbahçe bulabilir miydiniz ey Bursalılar?
Manisaspor - FENERBAHÇE 2-2
Fenerbahçe tek kale oynadığı ve 45.dakikaya kadar Manisanın orta sahayı bile geçemediği maçta orta sahayı ilk geçişlerinde tesadüfi bir gol buldular ve dirençlendiler. Fenerbahçe ise ilk yarıdaki güzel ve akıllı futbolunu sürdürmek yerine paniğe kapıldı ve telaşlı oynamaya başladı. Manisasporlular bu telaşı faullerle ve oyunu yavaşlatarak iyice artırdılar. Görmeleri gereken kartları görmediler. Emre her maç olduğu gibi yine dayak yedi. Sonra kalecileri sakatlandı ve 5 dk değişiklik için zaman geçti. Bunun dışında oyundan çaldıkları süreleri ve oyuncu değişikliklerinde geçen süreleri de eklerseniz maçın en az 9-10 dk uzatılması gerekirken sadece 7 dk uzatıldı. Ama buna bile itiraz ettiler. Çünkü uzatmada o baskıya dayanamayacaklarını düşünüyorlardı. Tam bu sırada 90+3 de 20 kere topa vursa 19 unu oradan dışarı atacak Isaac Deniz ve Bilicanın hatasını balıyla birleştirdi ve maçı 2-1 e getirdi. Bu dakikadan sonra süre çalma hareketleri şiddetlendi. Yere yatan kalkmadı. Ama dikkat edin hala 7 dakika uzatma var. Sonra Gökhan Ünal golü ve isyanlar. O kadar Fenerbahçeyi yenmeye motive olmuşlar ki haftaya en ciddi rakipleriyle oynayacakları maç öncesi hakeme küfürden kırmızı kart gören Isaac olmayacak. Ve sayısız faul yapıp maçı tek kartla tamamlayan oyuncuları sarı kart cezalısı olacak. Sonra da küme düşünce ağlayacaklar. Kardeşim pislik yapacağınız, "profesyönelce zaman çalıp rakibi uyutarak puan alacağınız" maç bu değil ki. Deplasmanda oynayacağınız diğer maç.
işte Fenerbahçe büyüklüğü böyle bir şey, kümede kalma heasplarını bile unutturuyor. 90 dakikalık şöhret uğruna sonraki hafta oynayacakları maçları bile unutuyorlar. Ne demişler kendi düşen ağlamaz. Bakın Fenerin ahını alan Diyarbakır, Manisa ve başta Denizli hepsi düşme hattında. İlahi adalet bu olsa gerek.
free online dictionary |

0 yorum:
Yorum Gönder