20 Nisan 2010

FENERBAHÇE 1 - BJK 0

Çarşıdaki hesap Kadıköy’e uymadı…

Yine bir derbi ve yine Fenerbahçe kazandı. Aslında tüm medya, GS liler, BJK liler ve içimizdeki İrlandalıların hepsi Fenerbahçe favori ama bir şekilde BJK kazanır diye umutla bekliyordu.

Birkaç hafta önce aleyhinde hatalar yapılınca pek sesi çıkmayan BJK yönetimi Fenerbahçe maçına daha 1 haftadan fazla zaman varken MHK ve atanacak hakemleri baskı altına almak için abuk sabuk konuşmalara başladılar. Bu yıl konuşan her kulübe en istemediği hakemleri veren MHK da onlara inat Hüseyin Göçek’i maça atadı. Maçın ve hakemin kaderi de zaten orada çizildi.

Maalesef Türkiye’de 2 tip hakem var. Taraflılar ve tarafsızlar. Hepsi hata yapıyor ama taraflılar bilinçli hatalar yapıyor. Hatta onlar kılıfına o kadar güzel uyduruyor ki kimse normal hatalar kadar bile konuşmuyor. Bu yıl bu tip hakemlerin çoğu temizlendi.

Aziz Yıldırım haftalardır, kazanırken de kaybederken de, kendi lehine de ezeli rakibinin aleyhine de yapılan hataları gündeme getirip bu hakemler çok kötü derken o sırada hakem hatalarıyla puanları götürenler susuyor ya da “hakemleri baskıya almayın onlar da insan” diyordu. Ancak çarşıdaki hesap Kadıköy’e uymayınca toplu ağlama seansları başladı.

Maçta tek bir net gol pozisyonu bile olmayan buna karşılık yediği gol hariç en az 5-6 net pozisyon veren ve tarihi farktan kurtulan BJK lielr hala hakeme sığınabiliyor. Hakem FB yi tutsa, kollasa hakkı olan Emre’nin pozisyonunda penaltıyı verirdi. Hatta Topuz’un kaleye koşarken sol kolundan çekilmesini de atlamazdı. Haa bunları yaptı diye hakem art niyetli demiyorum. Gerçekten bu baskıyı kaldıramadı ve sahadaki kötü niyetli oyuncular da buna eklenince un gibi dağıldı.

Bilica’ya etik dersi vermeye kalkanlar nedense İsmail Köybaşı’nın, İbrahim Kaş’ın, Sivok’un, Toraman’ın yaptıklarını Üzülmez’in kandırıklarını görmüyor.

Keita topsuz alanda dirsek atıp Sivaslı Hayrettini hastanelik ederken susanlar Bilica’nın penaltıyı eşelemesine takılıyor. İnsanda biraz utanma olur ve susar ki bu rezil oyun bir an önce unutulsun. Ama yöneticiler yaptıkları fiyasko transferleri unutturmak ve seyirceilerine şirin görünmek için cambaza bak oynuyor.

Herkes Emre’nin omzundan çekilmediğini, BJK li oyuncunun elini hemen çektiğini söylüyor. Ama alttaki çelmeye kimse bakmıyor.

Çifte standardın sonu yok. Fener seyircisi 8 bardak su attı diye saha kapanıyor ama BJK li seyirciler Fenerbahçe tribününe taş ve bozuk para yağdırıp insanların kafalarını kanatıyor gözlerinin altını morartıyor o da yetmiyor şerefsizin biri edep yerini gösteriyor ama bütün bunlar Bilica’nın penaltıyı eşelemesi kadar yer bulmuyor. Ne yapsın Bilica? Bir dahaki maçta penaltıyı eşelemek yerine rakip seyirciye şeyini mi göstersin? O daha mı “etik” ?

Bu çifte standart yıllardır sürüyor. Hastanelere kupa götürenlerin , kendi dağıttıkları bir hakemin masum hatalarına sığınma hakkı olamaz. Onlar önce restoranlarda paylaştıkları Lig-Kupa ların , 17 dakika durdurulan maçların ve çalınan şampiyonlukların hesabını versinler.

Alex attı, Volkan tuttu, Gökhan Gönlünü yüreğini koydu. Takım inandı ve savaştı. Rakibini resmen ezdi. Bunu görün artık. İçiniz kan ağlasa da Fenerbahçe şampiyonluğa gidiyor. Siz Bursa ile yapacağınız maçlarda şaibe olmaması için önlem alın yeter. Yoksa biz Fenerbahçe şampiyon olmasın diye BJK GS maçında 4 e 2 ataktayken geriye dönenleri de biliyoruz son dakikada topu rakibe atan ve gol yiyen kalecileri de. Bizi bari yemeyin.

free online dictionary page

free online dictionary

0 yorum: